22 Kasım 2010 Pazartesi

Benim Homer'ım

Evet çok tartışıyoruz, evet yıllarımız didişerek geçti, evet herşeyime ortak çıkıyor, evet iPhone kablolarımı bir fare gibi kemiriyor...

Ama o olmasa hayatım o kadar sıkıcı olurdu ki!

Gardrobun üzerinde kahvaltı eden, kendisini Pinokyo sanıp kollarını zımparalayan, benden özenip kaşlarını kesen sonra da yapıştırmam için yalvaran, sevgilimin annemle tanışmaya geldiği ilk akşam ona evrimimin fotoğraflarını gösteren, patronumun eşine "teyze" diyen, "couture" kelimesini kauçır diye okuyan, annemi güvercin kadın diyerek seven, 31 tost yiyebilen, Rusya'nın Alaska'yı Amerika'ya kaça sattığını ve Mecik Necmi'nin aile sırlarını bilecek kadar genel kültür sahibi Homer'ım benim... 

Dün akşam muhteşem dans figürleriyle salonda önümde zıplarken tekrar şükrettim varlığına. Hep böyle gülebilmesi ve güldürebilmesi için dua ettim bir de...

Bu şarkı Homer'ımın şerefine!

Hiç yorum yok: