7 Eylül 2011 Çarşamba

Özel Günlere Saklanan İnce Ağızlı Bardaklar

Güne kitap klübümüzden bir arkadaşımın gönderdiği ve sırf ondan geldiği için göz attığım bir "Bunu X kişiye gönder" e-postasıyla başladım. Format olarak hiç ilgi çekici olmasa da söyledikleri bir jenga kulesinin ortasında dengeyi tutan 3 tahtadan birini çektiğinizde görebileceğiniz sarsıntıyı yaşattı bana sabah sabah.

Tabi ki içine dönme kavramıyla tanışan ve "Dolce far Niente"yi bilen insanlardan biri olarak anı yaşama mottosuna aşinayım ama şimdiye kadar hiç "İnce ağızlı bardaklarınızı özel günler için saklamayın" basitliğinde değerlendirmemiştim mevzuyu. Konu değil ama basit örnekleri vurucu olan kısım.

Yeni bir giysi aldığında onu kıyıpta giyemeyenlerden değilim ama orada yazanlardan birkaçı bana da dokundu ve aslında "daha özel zamanlar" için birşeyleri ertelediğimi hatırlattı iyi mi! Mesela benim özel zamanlar için sakladığım parfümlerim vardır, sevgilime özel günlerde süpriz yaparım, en sevdiğim kuzenlerimi "koşturmaca" bahanesine sığınıp çoğunlukla özel günlerde ararım, bazı bardaklar değil ama tabaklar sadece özel günler içindir.

Hmmm... Yok buna bir el atmak gerek! Tam da bu akşam sevgilime "özel tabaklar"ımızla bir sofra hazırlayarak başlıyorum işe bir de kuzenleri arıyorum, rahatlıyorum...