27 Aralık 2010 Pazartesi

Evreni Kucaklayan Aşk, Toprak (Meksika), Ben, Diego ve Senyor Xoloti

Bu sergideki tablolar bana az geldi, onu daha fazla tanımak, hayal gücünün derinliklerine daha fazla dalmak, bu kadının tutkularıyla daha fazla zaman geçirmek istedim.

Geçirdiği çocuk felci hastalığıyla bacağı özürlü kalan, otobüsün tramvayla çarpışması sonucu otobüste yolcuların tutunduğu metal çubuğun leğen kemiğine saplanmasıyla sonuçlanacak kaza sonrasında tüm hayatını ameliyatlar ve doktorlar arasında geçiren (32 ameliyat...), sıkıntıdan ve acıdan kaçmak için resme tutunan, sosyalist, aşık, "sıradışı" kadın...

Resimlerine bakarken Diego'suna aşkı, ruhundaki çalkantıları, zihnindeki karmaşayı anlamak için resim sanatından anlamak hiç mi hiç gerekmiyor. Otoportrelerinin ya da bir dönem sevgilisi olmuş fotoğrafçının çektiği resimlerinin karşısında dakikalarca durup gözlerine bakabilirsiniz.

Frida Kahlo'yla ilgili başka şeyler keşfetmek için sabırsızlanıyorum!

23 Aralık 2010 Perşembe

Veee Denize Güneş Doğar

Haziran'ı beklemeye gerek yok. 21 Aralık dedin mi benim yazım gelir, içime güneş doğar. Herkesin en uzun gecesi benim yaz heyecanımın başlangıcı olur. Beyaz giyilecek günler için hazırlıklar başlar, erik hayalleri canlanır, içim ısınır...

Ağustos çocuğu olduğumdan mıdır bilinmez yazın zevkini çıkarmayı iyi bilirim: Gez-toz'a gerek yok; gölgede mayışmayı, buzlu bardağın dışındaki damlalarla oynamayı, çimenlerde çıplak ayakla yürümeyi, ansızın gelen yağmura şükretmeyi...

Herkes deniz kenarına koşarken ben rahatımdır; deniz bende, bende neler var...

22 Aralık 2010 Çarşamba

Yeni Yıl Hazırlıklarının Hissettirdikleri

Daha iyi bir insan olmayı istemeni sağlayan birileri varsa hayatında çok şanslısın demektir. Anne, sevgili, dost, uzaktan uzağa izlediğin biri ya da bir bebek hiç farketmez.

Onu ve hayata davranışını gördükçe birşeyleri daha iyi yapmak istersin, herşeyden önce kendine daha az acımasız olursun. İçinde yaşattığın ama üstünü örttüğün büyük gücü yeniden hisseder ne çok şeyi değiştirebileceğini ve değiştiremediklerinle de mutlu olabileceğini farkedersin.

Ben çoğu zaman kendime kötü davranan biriyim itiraf etmeliyim. Ama bunun farkında olmak da iyibirşey deyip daha iyi biri olmak istememi sağlayacak insanları hayatımda tutmaya çalışıyorum artık.

Her sene başında yaptığım “Yeni yılda bunları yapıcam” listemde 2011’de en önemli gündemim de bu olacak; bu özel insanlara daha fazla zaman ayırıp kendime daha iyi davranmaya başlayacağım!

13 Aralık 2010 Pazartesi

Yaşamış Gibi Hissetmek

Bu gün bunu düşün:

Bişeylerin canını acıtabilmesi için onu mutlaka senin yaşaman gerekir mi?

Duyduğun birkaç nota seni de onun kadar incitebilir mi?

Benim cevabım burda...

I'm standing upright on my own

Bu sabah kendime hediyem Dufy'den...

8 Aralık 2010 Çarşamba

Akıl Kurar, Kader Güler

Şunu yapmalıyım, bunu etmeliyim derken kendi kendime mırıldanmalarımı duyan arkadaşım birden günün sözünü patlatıyor: "Akıl kurar, Kader güler".

Birkaç saniye afallıyorum sonra hemen toparlansam da bunu en yaldızlı kalemimle zihin defterimde boş bulduğum ilk yere kaydediyorum, yetmiyor çabuk ulaşabilmek için kısayol yaratıyorum.

Hepimizin hayatları gerçekleşmeyen planlar, yarıdan dönülen yollar ya da farklı sonlara açılan kapılarla dolu olsa da ne güzel ki akıl her seferinde yenisini kuracak cesareti buluyor kendinde. Değil yarın, yıllar sonrası için bambaşka olacak seni bir kenara bırakıp şöyle olacaklar ve böyle yapılacaklar listeleri hazırlıyor. Ve gün oluyor, hayat hiç beklemediğin bir el dağıtıyor o oyunda sana.

Çetin Altan'ın sevdiğim sözüyle cevap veriyorum: "Enseyi karartmayalım". Aklımın kurduğundan daha güzelini veren bir kader olduğu sürece varsın gülsün o zaman...

4 Aralık 2010 Cumartesi

Üç İstanbul Bir Özlem

Ne zaman yurtdışına gitsem geri dönmek istemem, gittiğim şehre ait hissederim kendimi. Londra'da ya da Roma'da yön duygum gelişir, ilk defa gideceğim bir yeri ararken bile ne tarafta olduğunu hissederim. Soranlara yol tarifedecek cesareti bulacak kadar oralı olurum. Dönüş vakti gelip çattığında ayaklarım geri geri gider, evim orası olsun isterim.

İlk defa  bu sefer... "İstanbul, seni özledim" dedim; Dubai'de geçirdiğim her saat fazla geldi.

Aklımda İsmail Acar'ın Çırağan Sarayı'ndaki "Üç İstanbul" sergisinde karşılaştığım muhteşem İstanbul tabloları, sokaklarında rahatça yürüyebildiğim şehrimi özledim. Gökyüzünden şehri seyrederken bu güzelim topraklara neler yaptığımızı düşündüm. İnsan eli bir yerde çölü cennete (!) çevirirken diğer yanda cenneti viran ediyor her geçen gün.

Hem özledim İstanbul'u, hem de ona yaptıklarımız ve yapamadıklarımız için "keşke"ler geçirdim aklımdan evime dönerken...