Anne-kız 4 gün süren bir "rüya" gördük Viyana'da. Annemin benim tempoma ayak uydurabileceğini tahmin etmemiştim yola çıkarken. Yediğimiz pastalardan aldığı enerjiden mi yoksa kültür-sanat aktivitelerinin beslediği ruhumuzun coşkusundan mı bilinmez ama 4 günün her dakikasının tadını çıkardık.
Mozart'ın evini ziyaret, Burgtheater'da Bertolt Brecht oyunu, Carmen Operası, Freud'un evini ziyaret, Shönnbrunn, Belvedere, Albertina saray gezileri, Egon Schile-Gustav Klimt sergileri, Donaturm'un tepesinde 150m'de şarap keyfi, Hundertwasser Hous ... ve sokaklar, kiliseler, mağazalar...
Anne-kız gezmenin keyfi apayrıymış; daha önce tadılmayan keyifler anneyle apayrıymış. Hele bir de anne benimki gibi en yakın arkadaşsa ve gidilen yerler hakkında ondan öğreneceğin bi dolu şey varsa tadına doyulmazmış!
22 Şubat 2011 Salı
14 Şubat 2011 Pazartesi
7 Şubat 2011 Pazartesi
Paradoksu Çağırmak
Nasıl yapıyorum bilmiyorum ama bazen arzuladığım şeyleri pat diye kendime çekiyorum. Son marifetimde resmini gördüğünüz sezonun "Must Have"i Paradoxal Nail Colour - ona sadece oje diyip geçemiyorum-
Kaç aydır dergilerde okuyorum Türkiye'de çok az bulunduğunu, iş arkadaşımın tırnaklarında görüp rengine bayılıyorum. "Evlilik hazırlıkları var,şimdi bu lüks olur" diyip yurtdışından getirtmiyorum. Güzel arkadaşım sürmem için Cuma günü bana getiriyor. Akşam takside anneme gösteriyorum güzel tırnaklarımı "Deli buna ne kadar para vermiş, tabi eskiden olsa ben de.." diyorum. Annem çantasını karıştırırken "Ben böyle bir deli daha tanıyorum" diyor ve Paradoxal'ı elime tutuşturuyor. Funda BANA göndermiş.
Tabi ki Funda bana hep bişeyler alır. Ama Paradoxal da nereden çıktı? Bu kadar çabuk beni nasıl duydu?
Daha da önemlisi ben bunu nasıl yapıyorum? Sevdiklerimin frekanslarına girip istediğim şeyleri bana getirmelerini nasıl sağlıyorum? ( En büyük başarım Mavi Göz)
Benzer vakaların arka arkaya sayabileceğim kadar çok olmaları "tesadüf" olmadıklarının kanıtı benim için.
Hayat hep Pandoranın kutusu gibi; bir de kutudan böyle parlak şeyler daha sık çıksa daha ne isterim...
Kaç aydır dergilerde okuyorum Türkiye'de çok az bulunduğunu, iş arkadaşımın tırnaklarında görüp rengine bayılıyorum. "Evlilik hazırlıkları var,şimdi bu lüks olur" diyip yurtdışından getirtmiyorum. Güzel arkadaşım sürmem için Cuma günü bana getiriyor. Akşam takside anneme gösteriyorum güzel tırnaklarımı "Deli buna ne kadar para vermiş, tabi eskiden olsa ben de.." diyorum. Annem çantasını karıştırırken "Ben böyle bir deli daha tanıyorum" diyor ve Paradoxal'ı elime tutuşturuyor. Funda BANA göndermiş.
Tabi ki Funda bana hep bişeyler alır. Ama Paradoxal da nereden çıktı? Bu kadar çabuk beni nasıl duydu?
Daha da önemlisi ben bunu nasıl yapıyorum? Sevdiklerimin frekanslarına girip istediğim şeyleri bana getirmelerini nasıl sağlıyorum? ( En büyük başarım Mavi Göz)
Benzer vakaların arka arkaya sayabileceğim kadar çok olmaları "tesadüf" olmadıklarının kanıtı benim için.
Hayat hep Pandoranın kutusu gibi; bir de kutudan böyle parlak şeyler daha sık çıksa daha ne isterim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

